~ Expecto Hogwarts Geri Döndü! ~
Expecto Hogwarts Forumlarına Tekrar Hoşgeldiniz...
Sitemiz 10 Temmuz 2011 tarihi itibariyle "Porfiria Poetwest" tarafından tekrar açılmıştır. İçimizdeki heves bitine kadar bütün ciddiyetimle yemin ederim ki, muziplik devam edecek!"

Teşekkürler.


2005 Ağustos tarihinden beri aktif, HP-RPG tarihinde ilk kez mezun verebilmiş en uzun, en köklü Harry Potter Role Play oyunudur.10 Temmuz 2011 tarihi itibariyle tekrar açılmıştır!!!


 
AnasayfaAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 708 Nolu Kasa

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Henry D. Rothstein
Baş Seherbaz
Baş Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 973

MesajKonu: 708 Nolu Kasa   Paz Tem. 24, 2011 6:37 pm

Londra her zamanki gibi kapalı havasıyla omuzlarına çökmüştü. İlk önce gökyüzünde beyaz bir ışık aniden görülmüş sonra da gök gürültüsü kendini ortaya koymuştu. Küçükken yüreğine korku salan bu ses şimdi onun için pek bir şey ifade etmiyordu. Diagon yolunun dar sokaklarında adımlarını atarken, Bay şapkası gök yüzünden süzülen su damlacıklarıyla hafif ıslanmıştı. Üstünde eskiden kalma hafif pörsümüş ceketi boynunda ben gazeteciyim diye bağırırmış gibi bağlanmış atkısıyla Diagonun ara sokaklarına ait olmadığı her yerinden anlaşılabiliyordu. 4-5 yıldır arkasına saklandığı bu gazeteci kimliğine fazlasıyla alışmıştı. Hayatının kaçınılmaz bir parçası haline gelen sahte ismi onu herkesin tanımadığı biri yapmıştı. Gerçekleri söylemek sadece daha fazla karmaşaya yol açıçacağı için böylesi onun için daha rahattı. Eskiden bir şeyler hissettiği kişileri unutmuştu onların üsüne toprak serpileli baya zaman geçmişti. Artık Mathew 'dı. Vitrinleri eskimiş , bazılarınınkini örümcek ağı kaplamış dükkanların önünden geçiyordu. Siyah cüppelerine gömülmüş yüzler ona tuhaf tuhaf bakıyordu. Buraların güvenli olmadığını herkes bilirdi. Bir kaç adım daha attıkdan sonra kalabalığın daha yoğun olduğu ana caddeye geldi. Kişisel işlerini halletmesi için Gringots'daki hesabına ulaşması gerekiyordu. Gringots'u içindeki somurtan cüceler yüzünden pek çekici bulmazdı. Bu nedenle işini hemencecik halledip çıkmayı planlıyordu.

Kehanet dükkanlarından sonra 2. el kitap satan yerleri de geçip Gringots 'a ulaşmıştı. Girişi bir otel resepsiyonu gibi aydınlatılmış tepesinde büyük kubbesi ve kubbesinden sarkan mumlukla aydınlatılmış bankanın girişinde yürüyerek en uçtaki cüceye doğru yöneldi. Cüce önündeki deftere mürekkepli kalemiyle bir şeyler çiziktirip duruyordu. Kendini hazırladıktan sonra temiz bir sesle

'' Henry Rothstein kişisel hesabıma giriş yapmak istiyorum. 708 Nolu Kasa '' dedi etrafta birinin olmadığı güvencesiyle. Cüce kafasını her gün bunu yapmaya alışmış gibi kaldırıp onu süzdü ve sonra

'' Girişiniz onaylanmıştır Bay Rothstein, lütfen beni takip edin ! '' dedi cüce kulakları tırmalayacak tiz sesiyle. Cüce arkadaki kapıyı açıp vagonların olduğu kısma doğru ilerledi. Cüce Henry 'nin vagona binmesini bekledikten sonra vagonun otomatik sitemini çalıştırdı. Vagon yavaşça harektlenmeye başlamıştı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lizzie H. Wellington
Profesör
Profesör


Mesaj Sayısı : 23

MesajKonu: Geri: 708 Nolu Kasa   Paz Tem. 24, 2011 6:56 pm

"Soğuk, soğuk."
Etrafta salak gibi dolanıyordum. Tekrar şehrime, büyüdüğüm yere dönmemin üstünden en fazla 1 hafta geçmişti ve Hogwarts'a uğrayacak vaktim yoktu. İşsizdim, bir haftadır da etraftan küçük şeyler aşırarak karnımı doyurmaya çalışıyordum. Yağmurun ilk damlasıyla birlikte küfrettim. "Ciddi olamazsın!" Bağırdım istemsizce gökyüzüne doğru. Sokakta yürürken, saçlarımı arkaya ittim ve cübbeme iyice sarındım.
O sırada yanımdan biri Gringotts'a girdi. Bir süre düşündükten sonra Gringotts'un sıcak olabileceği düşüncesiyle daldım içeri. Benden önce giren adamdan metrelerce ötedeydim. Kapının gölgeleri arasında, karanlığın güvenilir ellerinde kimse beni farketmeden durdum. İçerisi dışarıya göre oldukça iyiydi ve ıslak da değildi.
Adamı öteki birkaç cincüce gibi incelerken 'Henry Rothstein' kelimesine takıldım. Tamam, birkaç yıldır etrafta olmayabilirdim ama, o ölü değil miydi?
Cüceyle birlikte adamın gidişine bakarken düşünmeden hareket ettim. Beni duyamayacağı uzaklıktan ona sesleniyormuşçasına, "Bebeğim! Beni beklee!" Sonra da son 4 yılın getirisi olan üstün tiyatro yeteneğimle genç bir cincüceye döndüm. "Ah, kenardaki mağazaya bakacağım diye Henry'e yetişemedim. Yardımcı olabilir misiniz?" Gülümsedim.
"Ben sevgilisiyim."
Cincüce bir an süzdü. İçimden inanmazsa korkusunun yanında, imperio büyüsüne kadar detaylar geçiyordu. Ardından gençliğinin verdiği çalışma heyecanı ve insanlara olan güveni nedeniyle olsa gerek, "elbette" diye ciyakladı. Ardından emin olmak istermişçesine "Kaç nolu kasaydı, hanımefendi?" Duraksadım. İyiki kulaklarım iyi duyuyordu ve adamın tüm sözlerini gereksiz bir dikkatle dinlemiştim. "708" dedim. Kafasını salladı.
"Takip edin!"
Olanlara inanamayarak arkasından gitmeye başladım. O garip vagonlardan birine bindik ve karnım guruldadı. İstemsizce elimi karnıma koydum. Vardığımızda ne yapabileceğimi düşünürken hızla ilerlemeye başladık.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Henry D. Rothstein
Baş Seherbaz
Baş Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 973

MesajKonu: Geri: 708 Nolu Kasa   Paz Tem. 24, 2011 7:13 pm

Vagon raylarda hızlıca ilerlerken sağa sola yalpalayıp diğer kasaların olduğu yerlerden geçiyordu. Buraya sızmak oldukça zor olmal diye düşündü içinden. Karanlık mağaraların içinden dolanarak bir kaç oyulmuş kaya parçalarını da geçtikten sonra kendi hesabına gelmişlerdi. Cüce tozlu vagondan inerek hafifçe önce eğildi ve

'' Buyrun Bay Rothstein '' dedi. Henry Vagondan indikten sonra üstündeki tozları eliyle silkeleyerek hesabına doğru ilerledi. Cincüce arka cebine sakladığını anahtarı çıkartarak bir çizik atıyormuş gibi yukardan aşşağıya doğru kasanın girişinde anahtarı gezdirdi ve giriş büyük bir gürültüyle açılarak iki yana savruldu. İçeri parıldayan sikkeler ve galleonlar bir kaç tane değerli kitap ve aile yadigarı altın kaplarla doluydu. Elini üst üste dizilmiş galleonlara daldırıp cebindeki galleon kesesine doldurmaya başladı ve dolanların ağzını kapatıp yenilerini açtı. Yanındakilerin hepsi dolduktan sonra gözlerini kitaplarda gezdirdi. Bunlardan birini alıp almamakta kararsızdı.

'' Bu kadarı yeterli '' dedikten sonra kasanın içinden çıktı ve vagona doğru ilerledi. Vagonla kasa arasında epeyce bir uzaklık vardı. Karmaşık bir yerdi işte. İçinde geri dönüp kitabı alsammı diye tartışmalar yaşarken bindiği vagon çalışmaya başlamıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lizzie H. Wellington
Profesör
Profesör


Mesaj Sayısı : 23

MesajKonu: Geri: 708 Nolu Kasa   Paz Tem. 24, 2011 7:30 pm

Hızla, savrularak gitmenin yanında, bir anda duracakmışız ve bir yere çarpacakmışız gibi hissediyordum. Bu arada öndeki arabanın durduğunu da farketmiştim. "Ah, biraz midem bulandı, burada biyerde dursak? Yürüsem olur mu?" Dedim. Cüce belli ki tiksinmişti. Yüzünü buruşturdu ve hızla durdu. "Buyrun bayan, kasa yaklaşık 20 adım ötede. Sizi burada bekliyorum." Gülümsedim. "Teşekkür ederim."
Cüce kafasını eğip beni beklemeye başladı. İndikten sonra yürüyüşümü gittikçe hızlandırdım. Vardığımda kendine Henry diyen adamın sesini duyabiliyordum. Adamın 'yeterli' lafının ardından yine karanlığın içinde yok oldum ve büyük bir sessizlik içinde yavaşça kapanan büyük kasa kapısının arkasından dolandım. İçeri girdim. Kapının kapanmasını engellemek için önüne elime aldığım ilk eski kitabı görünmeyecek şekilde yerleştirdim.
*Eğer Henry öldüyse ve isteyen her büyücü ben Henry'im diye dolanıp parasını alabiliyorsa, ben de alabilirim sanırım. Ayrıca, benim daha çok ihtiyacım var.* O sırada karnım guruldayarak iç sesimi büyük miktarda rahatlattı. Haklıydım, uzun süredir açtım. Hogwarts'a gidip konuşana kadar yapacak bir işim yoktu. Ayrıca eğer ölü bir adamın bu kadar parası varsa, bu zaman diliminde kimse bu parayı almamışsa, kaybolan birkaç galleon kimsenin canını yakmazdı.
Ancak acele etmeliydim. Düşünmek için bile yeterince oyalanmıştım. Elimi galleon'ların içine daldırıp alabildiğim kadarını aldım. Sanırım fazla ses çıkartmıştım ama önemi yoktu. Dışarda vagon çalışmıştı, gitmek üzerelerdi.
Yaptığım şeye inanamasam da, cübbemin iki cebini de bana uzun süre yetecek kadar doldurduktan sonra, tekrar devasa kapıya yöneldim. Kitabı koymam akıllıca olmuştu, dönüp tekrar baktım, cebimdekilere de öyle. Bir suçluluk duygusuyla birlikte kapının önündeki kitabı almak için eğildim.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Henry D. Rothstein
Baş Seherbaz
Baş Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 973

MesajKonu: Geri: 708 Nolu Kasa   Ptsi Tem. 25, 2011 4:13 am

Vagonun bölmesine atlamış, garip aletin hareketlenmesini beklerken aklından '' O kitabı almalı mıydım ? Yoksa almamak en iyisi miydi ? '' çatışmalarını yaşıyordu. Gringots'un derinliklerindne tuhaf iniltiler gelirken biraz tüyler ürpertici bir ortamın havasını umursamayarak sadece burdan gitmek istiyordu ama aklı kitapda feci bir şekilde kalmıştı. Cüce de vagona atlamıştı ve tam vagonu harekee geçirecekken Henry elini kaldırıp

'' Hey hey , duuuur! Almam gereken bir şeyi unuttum. '' dedi vagondan seri bir şekilde atlayıp '' Çekil bakalım ufaklık '' dedi cüceye. Cüce somurtkan bir tavırla '' Ufaklık mı ? '' diye sordu.

'' Tamam tamam, boyu ırkından dolayı böyle olan Bay... Herneyse '' dedikten sonra kasasının girişine doğru hızlı adımlarla ilerlerken gözü yere takılmıştı. Birbirinden farklı üç ayak izi vardı. Bir tanesi oldukça küçüktü ki onun cüceye ait olduğundan hiç şüphe yoktu. Kendi ayak izini zaten nerde görse tanırdı. Diğeri de 34 'dü ve bu bir bayan ayağı için çok uygun bir numaraydı. Ayak izleri doğrudan kendi kasasına gidiyordu. Aklından geçirdiği şey gerçek olmuş olamazdı. Loş aydınlatılmış mahsende ses çıkarmadan yavaşça parmak uçlarına basarak yürürken belindeki bölmeden asasını çekti. Başını beleya sokmadan duramaz mıydı ki ? Özellikle Gringots gibi bir yerde yağmalamacıya rastlayacağını hiç düşünmemişti. Kasasının kapanmak üzere olan kapısı , eski püskü sararmış kalın bir kitapla tutulmuştu. Kasanın içi kitabın açtığı boşluktan görülüyordu. Tam içeri girmeye hazırlanmıştı ki benzi biraz atmış yüzü bembeyaz zayıf ve tuhaf görünümlü bir kadın kitabı almak için eğilmişti. Henry hızlı bir şekilde asasını ona doğrultarak

'' Orda durun bakalım Bayan '' dedi. Asasının ucundan mavi parlak ışıklar saçılarak ortamı aydınlatmaya başlamış ve yüzünü daha da belirgin görmesini sağlamıştı. '' Aslında seni bayıltarak bu kasaya tıksam kimsenin haberi olmaz, sen de kimsin ? ''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lizzie H. Wellington
Profesör
Profesör


Mesaj Sayısı : 23

MesajKonu: Geri: 708 Nolu Kasa   Ptsi Tem. 25, 2011 12:07 pm

''Orda durun bakalım bayan, orda durun bakalım bayan, bayan, bayan, bayan... '' O korkuyla zihnimde yankılanmıştı kelimeler. *Tamam Liz, bunun da altından kalkabilirsin.* Kafamı kaldırdığımda bana doğrultulmuş asa görmesem çok daha iyi motive olabileceğimi düşünerek yavaşça kalktım. Asa her an bana büyü savrultulabilecekmişçesine tehlikeli görünüyordu, elbette karşımdaki adam da öyle.
Aklıma ilk gelenleri sıralamalıydım, hem de inandırıcı bir şekilde. Bayılmış bir şekilde kasaya tepilme fikri hoşuma gitmemişti.
...gerçi kasanın içi galleon doluydu çıkmanın bir yolunu bulursam hoş olabilirdi ama yine de kötüydü. Kafamı salladım.
"Ia.. Ben Henry D. Rothstein davasını araştırmakla yükümlü bakanlık görevlisiyim beyefendi. Kasadan örnek almak için girme iznim var." Her ne kadar kasaya giriş izni olan birinin kasanın ucuna kitap koyması saçma bir olaysa da, bununla ilgilenmeyeceğini umdum. Ayrıca o sırada bulabileceğim en iyi yalanın oldukça mantıklı olması hoşuma gitmişti. Sırada karşımda bana asa tutmuş adamı saf dışı etmek vardı. Genel taktiğimi uygulama kararı aldım, Henry ölüydü. Ukala bir tavırla ellerimi belimin üstüne koydum.
"Asıl siz kim oluyorsunuz da onun kasasına giriş yapabiliyorsunuz?"

Elim belimin üstündeyken cebimdeki asaya ulaşabildiğinden emin olmam benim için iyiydi. Bana doğrultulmuş asanın o sırada inip tatlıya bağlanmasını umuyordum.
Ve olabilecek en kötü şey oldu. Cebimdeki galleonlardan birisi düştü, yuvarlandı, yuvarlandı ve gökdelen gibi duran galleon tepeciğinin ucuna çarptı, dönerek yavaşça durdu. *Merlin'in beyaz saç teli, bu olmak zorunda mıydı şimdi?*
Başka bir anda olsaydım, mesela bir film izliyor olsaydım oldukça komik bir sahne olabilirdi. Adamın galleon'u görmeme olasılığı yoktu. O yüzden hiçbir şey olmamış gibi dikbaşlılıkla durmaya devam ettim, herhangi bir ukala bakanlık görevlisinin yapacağı şekilde.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Henry D. Rothstein
Baş Seherbaz
Baş Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 973

MesajKonu: Geri: 708 Nolu Kasa   Ptsi Tem. 25, 2011 1:21 pm

Soluk tenli kadınla aralarında en fazla yarım metre uzaklık vardı. Asası kadının yüzüne doğru tutmaya devam ederken sorduğu soruya karşılık kadının duraksamalı cevapları onu şüphelendiriyordu. Kendisi hakkında yürütülen dava mı ? İçinden '' Yemedim desem. '' diye geçiriyordu. O dava kapanalı bir kaç yıldan fazla olmuştu. Kadın dik bakışlı ve ani hareketleriyle kendinden emin şeyler söyleyemeye başlamışken ona daha da dikkatlice bakmaya devam ediyordu. Hadi ama bu da kimdi ve kasasında ne işi vardı. Aslında kafasını karıştırmayı başarmıştı. Biraz affallamış şekilde geri çekildi ve sonra hiç bozuntuya vermeden asasını tekrar ona doğrulttu.

'' Size kim olduğumu söylemek zorun... '' demişti ki kadının cebinden düşen bir galleon dönerek içerideki galleon tepesine doğru yuvarlanmış ve o dev altın kulesini bir anda yerle bir etmişti. Henry 'nin suratına bir sırıtma yayılmıştı.Elini alnına yapıştırmış kafasını iki yana sallıyordu. Çıkan onca gürültüye karşın, tam önünde duran kadın ona hala dik dik ve kesin bir tavırla elini beline koymuş ona bakıyordu. Bir tür şaka mı bu diye düşünmeden edemedi.

'' Bakanlık ne zamandan beri kasalardan Galleon yürütür oldu ? Bari daha yetenekli bir hırsız olsaydın. '' dedi kadına onun cebindeki nerdeyse taşmakta olan galleonları gösterek. Kadının omzunu asasıyla dürterek içeri doğru sürükledi. İleri doğru giderken ayakları yere saçılmış galleonlara takılıyordu. Kendisi de içeri girdikten sonra asasını kadının boynuna yasladı

'' Hafıza silme büyüsü mü ? Ya da sana altın kaseye dönüşme büyüsü mü yapsam sonsuza kadar burda bunlarla yaşarsın, ne dersin hangisi olabilir seç birini. Hırsızlara özel bir ilgim vardır onları cezalandırmak daha hoş oluyor. Özel zevklerimin arasında. '' dedi



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lizzie H. Wellington
Profesör
Profesör


Mesaj Sayısı : 23

MesajKonu: Geri: 708 Nolu Kasa   Ptsi Tem. 25, 2011 1:40 pm

Gözlerimi devirdim. O galleon gerçekten bütün senaryoyu bozmuştu. O çarptıktan sonraki sessizliğin ardından adamın elini alnına koyuşu sinirimi bozmuştu biraz. Sırıtıyordu ama ciddiyetle rolüme devam etmek zorundaydım.
Zaten burdan ya hafızam silinmiş ya da altın bir kase şeklinde çıkmak istediğimden emin değildim. Seçenekler fazla kısıtlıydı. Hala bir şekilde paçayı yırtacağımı düşünüyordum çünkü elimde devasa bir koz vardı. Henry ölüydü işte. Bunu elimden gelen en iyi şekilde kullanmam gerekiyordu. Bu adam sahtekar olabilirdi, öyle büyüler yapmayı bilmiyor bile olabilirdi. Yalancının tekiydi işte, ve eğer rol yapıyorsa, iyi de rol yapıyordu.
Bu düşüncelerin getirdiği özgüvenle gülümsedim. "Aslına bakarsan bi tercih edecek olursam altın kaseyi tercih ederdim ancak.." Sözümü yarıda kesip boynuma dayanmış asayı tek parmağımla geriye itip elimi cebime attım. Kendi asamı çıkarttım. "Yeteneksiz olmamın yanında, bu kasada iki tane hırsız olduğundan eminim." Gözlerinin içine baktım.
"Henry öldü, şimdi asanı indirmeni tavsiye ediyorum burada olay çıkmasın."
Kesin bir tavırla söylemiştim ve bir yandan da asamı yavaşça kaldırıyordum. Düello istemiyordum, tek istediğim tek parça halinde ve Lizzie olarak çıkmaktı. Hafifçe döndüm yerimde, kapıya dönük tarafa doğru ilerlemeye hazırdım.

Tabii galleon'lar bende kalsa hiç fena olmazdı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Henry D. Rothstein
Baş Seherbaz
Baş Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 973

MesajKonu: Geri: 708 Nolu Kasa   Ptsi Tem. 25, 2011 2:09 pm

Birisi neden hemen onun ardından kasasına girerdi ki? Bunun başka bir nedeni var mıydı yoksa her amani gibi öyleisne bir hırsızlık mıydı? Hadi Henry bırak artık seherbazcılık oynamayı sen bir gazatecisin. Nedense bu durumdan sıkılmaya başlamıştı. Henry umursamazca davranan kadının söylediği sözlere '' Emin misin ? '' dermiş gibi bir bakışla karşılık verdı. Asasını parmaklarının arasında çevirirken, arkasna bakmadan giden kadına döndü ve

'' Ehm madem bu kasada iki hırsısız alarmı çalıştıralım ve hangimizi önce yakalayacaklarını bekleyelim ? '' dedi ve ellerini kasanın ziftli kayalarında gezidererek küçük tahtadan alarm koluna doğru uzanıyordu. En azından kendinin hırsız olmadığına baya bir emindi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lizzie H. Wellington
Profesör
Profesör


Mesaj Sayısı : 23

MesajKonu: Geri: 708 Nolu Kasa   Ptsi Tem. 25, 2011 3:18 pm

Adamın bakışlarındaki kendine güven beni tedirgin etmeyi başarmıştı. *Lanet olsun* Yeni bir plan yapmalıydım. Adam kendi kendini ele verecekti. Bunu hiç kimse yapmazdı. Yakalanmayacağından bu kadar emin davranıyorsa bir bildiğinin olacağını düşündüm. Ama ne olabileceğini tahmin edemiyordum. Aklıma gelen ilk soruyu sordum, bu soru aynı zamanda cevaplayamadığım da tek soruydu.
"Kimsin sen? Kasaya girmek için Henry'nin adını kullandın, izin verdiler, kişisel hesap olarak. Bu imkansız."
Aklımda bir ton şey dönüyordu. Bu gerçekten imkansızdı. Elini alarm kutusuna doğru uzatmaya başlamıştı. Pes etsem bile iki türlü de yakalanacaktım. Ne kadar düşüncesiz davrandığımı o sırada farkettim. Ama çok geçti. Henry'nin öldüğünden emin olup olmadığımı düşünmeye başladım.
"Sen, Henry'sin."
Kabullenmek istesem de istemesem de başka sonuç yoktu. Adamın her tavrı buna işaret ediyordu. Tek merak ettiğim nasıl olabileceğiydi. Alarma doğru uzanan elini engellemek için alarmın önüne geçtim.
"Öyle değil mi?" Gözlerimi açmıştım. Eğer Henry ölü değilse ve başkasının görüntüsünde başkasıymış gibi davranıyorsa, bu her şeyi değiştirirdi. Belki bir ihtimal buradan sağ çıkabilme ihtimalim vardı, hem de Azkaban'a gitmeden. Gerçi her hırsızı Azkaban'a gönderdiklerini sanmıyordum ama yine de olabilecek en kötü senaryoyu düşünmek benim işimdi.
Eğer karşımdaki adam Henry ise, kozlar tekrar benim demekti.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
708 Nolu Kasa
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
~ Expecto Hogwarts Geri Döndü! ~ :: Real World :: Diagon Yolu-
Buraya geçin: